NATO 3.0’a doğru tam gaz! Ankara Zirvesi sonrası hiçbir şey eskisi gibi olmayacak: Türkiye tam merkezde hayati rol üstlenmekte
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'da düzenlenmesi, Türkiye'nin küresel sahnede sahip olduğu siyasi ve askeri gücünün açık bir kabulü olarak kayıtlara geçti. Başkan Erdoğan'ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tertiplenecek zirvede savunmadan...
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin Ankara'da düzenlenmesi, Türkiye'nin küresel sahnede sahip olduğu siyasi ve askeri gücünün açık bir kabulü olarak kayıtlara geçti. Başkan Erdoğan'ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tertiplenecek zirvede savunmadan caydırıcılığa çok katmanlı konu başlıkları ele alınacak. Avrupa'daki güvenlik krizi, Ukrayna ve Orta Doğu'daki gelişmeler masaya yatırılacak. Eski NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, zirve öncesi ittifakın NATO 3.0'a giden yolunu ve geleceğini kaleme aldı. NATO'YA 'TÜRKİYE'Lİ GELECEK ROTASI: AVRUPA TAŞIN ALTINA ELİNİ KOYSUN Scheffer, 'Türkiye gibi kilit aktörlerin ittifak kanatlarını güvence altına aldığı bir denklemde NATO'nun izleyeceği rota, Avrupalı müttefiklerin külfeti bizzat sırtlandığı bir senaryo üzerine inşa edilmeli' değerlendirmesinde bulundu. ANKARA ZİRVESİ HAYATİ ÖNEMDE, TÜRKİYE TAM MERKEZDE NATO'nun '3.0' olarak adlandırılan yepyeni bir döneme girdiğini belirten eski NATO Genel Sekreteri, Ankara Zirvesi'nin hayati önem taşıdığını vurguladı. Türkiye'nin ittifakın tam merkezinde, hayati bir rol üstlendiğini yineledi. Jaap de Hoop Scheffer'ın Ankara Zirvesi için kaleme aldığı makaleden öne çıkanlar şu şekilde: Küresel güvenlik mimarisinin son yılların en zorlu sınavından geçtiği bu dönemde, Ankara NATO Zirvesi de son derece kritik bir dönüm noktası olarak karşımıza çıkıyor. Geçmişe dönüp baktığımızda, NATO'nun tarih boyunca pek çok köklü dönüşüm yaşadığını görüyoruz. Soğuk Savaş yıllarında Amerikan şemsiyesinin sağladığı güvenle hareket eden NATO, on yıllar boyunca Avrupa'yı başarıyla savundu. Ardından Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve hemen peşinden Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte İttifak, yepyeni bir dünya düzenine ayak uydurmak zorunda kaldı. Bu tarihi kırılmanın ardından NATO, 'seferi' (sınır ötesi operasyon kabiliyetine sahip) bir güce evrildi. Afganistan, bu dönüşümün en somut örneklerinden biridir. ABD öncülüğünde 'Sürekli Özgürlük Operasyonu' (Operation Enduring Freedom) adıyla başlayan müdahale, kısa süre içinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararına dayanan ve 'Uluslararası Güvenlik Destek Gücü' (ISAF) adıyla komutası NATO'da olan bir misyon halini aldı. NATO 3.0'A DOĞRU TAM GAZ Günümüzde ise çok daha köklü yeni bir dönüşüme tanıklık ediyoruz. Yapay zekanın şekillendirdiği, giderek karmaşıklaşan bir güvenlik ortamında faaliyet gösteren ve hibrit savaş gerçekliğiyle yüzleşen NATO'nun, yeni tehditlere karşı proaktif bir hazırlık içinde olması şart. Özünde İttifak, 'NATO 3.0' olarak adlandırabileceğimiz yepyeni bir döneme doğru tam gaz ilerliyor. İttifak 3.0 evresine adım atarken, Ankara Zirvesi'nin bir dizi hayati meselede mutabakat sağlaması şart. Kaldı ki beklentiler de bu mutabakatın sağlanacağı yönünde. En temel önceliklerden biri, müttefiklerin mali yükümlülüklerini eksiksiz bir biçimde yerine getirmesini sağlamak. Bilindiği üzere müttefik ülkeler, geçtiğimiz yıl Lahey'de savunma harcamalarını yüzde 3,5 artı yüzde 1,5 artışla toplamda yüzde seviyesine çıkarma taahhüdünde bulunmuştu. İttifakın ihtiyaç duyduğu mali gücü sürdürebilmesi adına Ankara Zirvesi'nde, söz konusu taahhütlerin ne ölçüde hayata geçirildiğinin kapsamlı bir muhasebesi yapılacaktır. İttifak, bu mali çerçevenin ötesinde, bir yanda Ukrayna'da devam eden savaşı, diğer yanda ise Orta Doğu'daki son derece karmaşık ve istikrarsız tabloyu eşzamanlı olarak yönetmek zorunda. Orta Doğu'ya doğrudan müdahale etmek NATO'nun görev tanımında yer almasa da küresel güvenliğin bölünmez bir bütün olduğu gerçeği yadsınamaz. Diğer taraftan, binlerce insanın canına mal olan Rusya-Ukrayna Savaşı da devam ediyor. Yaşanan bu trajedi İttifak için hayati bir önem taşıyor. Zira NATO'nun doğu kanadının tavizsiz bir biçimde savunulması bugüne dek hep en temel önceliklerden biri oldu ve şüphesiz öyle de kalmalı. ERKEN YAZILAN ÖLÜM FERMANLARI VE NATO'NUN DİRENCİ Mevcut kriz sarmalının ortasında, miadını doldurduğuna dair ardı arkası kesilmeyen söylentilere ve zaman dillendirilen kötümser senaryolara rağmen şunu söylemeliyiz ki NATO dağılmayacak. İttifak, tarihi boyunca defalarca 'ağır hasta', hatta 'ölü' ilan edilmiş olsa da her defasında yeni dinamiklere hızla adapte olmuş ve varlığını sürdürmeyi başarmıştır. Süregelen dönüşüm sürecinin bir parçası olarak NATO; Çin'deki ve Hint-Pasifik bölgesindeki dinamikler de dahil olmak üzere, küresel sahnedeki gelişmelerle yakından ilgilenmekte ve büyük bir stratejik önem arz etmektedir. Bu durum, ittifakın söz konusu coğrafyalarda askeri bir güç olarak doğrudan sahaya inme planları yaptığı anlamına gelmese de bir kez daha hatırlatmak gerekir ki küresel güvenlik bölünmez bir bütündür. Kendi geleneksel rolü bağlamında ise ittifakın caydırıcı ve etkin konumunu koruması tek ve kesin bir şarta bağlıdır: Avrupalı müttefiklerin inisiyatif alarak, bilhassa savunma harcamaları hususunda ortak yükün çok daha büyük bir kısmını omuzlaması. Özellikle bu hususta, meseleye hangi açıdan bakarsanız bakın, ABD Başkanı Donald Trump haklıdır. TÜRKİYE'NİN STRATEJİK AĞIRLIĞI Bölgedeki böylesine yoğun baskılar göz önünde bulundurulduğunda zirvenin bu yıl Türkiye'de düzenlenmesi kararı, ülkenin etkili statüsünün tam zamanında ve isabetli bir tescili niteliğindedir. Seksen milyonluk dinamik nüfusu ve son derece yetkin, devasa ordusuyla Türkiye, NATO'ya muazzam bir katma değer sunmaktadır. Türkiye'deki son zirvenin 2004'te gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti. Esasen söz konusu karar, Türkiye'nin küresel sahnede sahip olduğu özgül ağırlığın, yani taşıdığı siyasi ve askeri gücün açık bir kabulüdür. Dolayısıyla İttifak'ın kanatlarını etkin bir biçimde savunma hedefini daha da büyütmesi şarttır ve Türkiye, kurgulanan stratejinin tam merkezinde hayati bir rol üstlenmektedir. GELECEK SENARYOSU: GÜVENLİĞİN 'AVRUPALILAŞMASI' Türkiye gibi kilit aktörlerin İttifak'ın kanatlarını güvence altına aldığı bir denklemde, NATO'nun gelecekte izleyeceği rota, Avrupalı müttefiklerin kendi güvenliklerinin külfetini artık bizzat sırtlandığı bir senaryo üzerine inşa edilmeli ve güçlü bir mutabakat zemininde şekillenmelidir. Bilhassa Trump tarafından ifade edilen ve giderek daha fazla yankı bulan 'Avrupa'nın bir müttefik olarak çok daha fazlasını yapması gerektiği' düşüncesi bütünüyle geçerlidir. Dolayısıyla, NATO'nun merkez komuta yapısında kademeli bir 'Avrupalılaşma' görmemiz kuvvetle muhtemel. Nihayetinde Avrupa, ABD'nin doğrudan askeri desteğine tamamen bağımlı kalmadan kendini savunma kapasitesini giderek artırmak zorundadır. Öte yandan ise hedeflenen bu değişim, ancak İttifak'ın sağladığı nihai nükleer garantinin yürürlükte kalması ile mümkündür. Ortaklık bağlarının gücüne bakıldığında, bu hayati güvencenin aynen devam edeceğine hiç şüphe yok. 'TÜRKİYE DİĞER MÜTTEFİKLERE ÖRNEK OLACAK' NATO Askeri Komite Başkanı Cavo Dragone ise Türkiye'nin savunma sanayisi, üretim hızı ve teslim kabiliyetiyle diğer müttefiklere örnek olacağını söylüyor.
Yorumlar (0)
Yorum Yaz
Yorumunuz hemen yayınlanacaktır.
Benzer Haberler
Bir Gün TDK Doğru Yazılışı... Bir Gün Mü, Birgün Mi Nasıl...
Bir Gün TDK Doğru Yazılışı TDK'ya göre Bir gün Kelimesinin doğru yazılışı şu şekildedir: Bir Gün...
Mark Rutte'den NATO'nun Brüksel'deki karargahından Ankara...
Türkiye dev zirveye hazır... NATO tarafından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu...
Ankara NATO Zirvesi'ne hazır. İşte kapalı yollar ve NATO...
NATO Liderler Zirvesi için Ankara'da geri sayım başladı. Yarın başlayacak zirve için güvenlik...
Gündem Haberleri
TümüBerk "tüm basın mensuplarımızın 24 Temmuz Gazeteciler ve...
Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Erhan Berk "Demokrasimizin temel taşlarından biri olan,...
Başkan Gülpınar “Basın; toplumsal gelişimin, şeffaf...
Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın...
BAŞKAN CANPOLAT’TAN 24 TEMMUZ GAZETECİLER VE BASIN...
Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla...
TFF 3 Lig takımı satın alıp amatörden çıktılar: 10 bin...
Tire 2021 FK'nın yarışmacı haklarını devralma konusunda protokol imzalayan Gaziemir Spor, 3. Lig...
Trump bombası Dünya Kupası'nı karıştırdı: UEFA FIFA'ya...
2026 Dünya Kupası'nda Donald Trump bombası ortalığı karıştırdı.ABD Milli Takımı'nın Bosna Hersek...
Dolardan korktular para birimi değiştirdiler
Dolardan korktular para birimi değiştirdiler ABD dolarının küresel piyasalarda yeniden güç...
Silivri'de başlayıp bütün İstanbul'a sattılar: Şimdi işi...
İstanbul'da son yıllarda hızla yaygınlaşan topraksız tarım yatırımları, su tasarrufu, yüksek...
Hamit Altıntop'tan TFF başkanlığı itirafı:...
Son yıldır Los Angeles'ta yaşayan eski milli futbolcu ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski...
10 günde 189 bin 760 kişi gitti ama bitmiyor: Para vermek...
Kocaeli'de kısa süre önce kapılarını açan Körfez Aqua, ücretsiz ziyaret döneminde binlerce kişiyi...
Güneş'ten 6 kat daha sıcak yapay güneş ürettiler: Sonsuz...
Güneş'ten kat daha sıcak yapay güneş ürettiler: Sonsuz enerjiye bir adım daha yaklaştık Çinli...
Galatasaray'a Acun Ilıcalı sürprizi: Son anda ortaya çıktı
Galatasaray'ın İngiltere'den transfer etmek istediği orta saha belli oldu. Ancak Acun Ilıcalı'nın...
45 yaşında bahis cezası aldı: Parayı verip sahalara dönecek
TFF 3'üncü Lig temsilcisi Altay'da geçen sezon Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından...





